Aslında yazmak istemiyorum, hiç birşey yapmak istemiorum, kulaklığımda dinlediğim "aldırma gönül aldırma" parçası bile bi anlam katmıyo. dertlerim kalkınca şaaha ağlamaktan ve dua etmekten başka bişey gelmiyo elimden. 2 gün önce ilknura karne hediyesi diye aldığım su kaplumbağasından daha aciz gördüm kendimi. Adını Garip koymuştum. Bi bakışı var insana, birde hiç ama hiç durmadan bitmeyen tükenmeyen özgürlük umudu. O kadar çok uğraşıyo ki çıkmak için onu görünce suçlu hissediyorum kendimi. Benim özgürlüğümü kısıtlayanlara hissettiğim gibi hissetmesini istemiyorum. Ne kadar da zor birinin elinde kukla olmak, ne zaman ki adım atmaya kalkışsa iplerini çeken biri olur o kuklanın. Hemen hatırlatıverirler uçmak istediğiz zaman ayağınıza bağlı uçurtma iplerini. Ben kimsenin kölesi falan değilim, dizi dibinde oturacak, istediği zaman kurup oynayacak. İçimdeki şeytanı göstermek istiyorum onlara eğik başımı kaldırarak. Gitmek istiyorum arkama bakmadan. Artık kendim gibi davranmak istiyorum. Sevdiklerimi, beraber olmak istediklerimi kendim seçmek istiyorum. Hani bi hadis var galiba nefsinizi Allaha ' a satın die. yanlışım çok biliyorum günahım dağlar kadar. Allahım kurtar beni insanların köleliğinden.
Keşke bilsem de senin en mutlu olduğun yeri, seni oraya bıraksam küçük, garip, su kaplumbağası
30 Ocak 2012 Pazartesi
25 Ocak 2012 Çarşamba
23 Ocak 2012 Pazartesi
Mutluluk Nerede Saklı?
İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş. Hep şikayetçi hep bıkkınmış. Birgün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler. Saklayalım, zor bulsunlar. Zor buldukları için belki kıymetini bilirler diyerek başlamışlar tartışmaya. Sorun büyükmüş. Mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü.
Kimisi: ‘Everest’in tepesine saklayalım‘ demiş,
Kimisi: ‘Atlas Okyanusu’nun dibine” demiş.
Tac Mahal’in kubbesi, Mekke sokakları, İtalyan sofrası. Bir hastanenin yenidoğan odası, dondurma külahı, şarap şişesi. Sigara paketi, lale bahçesi.
Pek çok yer düşünmüşler ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş. Derken meleklerden biri:
‘İçlerine Saklayalım‘ demiş. ‘ Kimsenin aklına gelmez içine bakmak!’
İşte o gün bugündür mutluluk insanın kendi içinde saklıymış.
Herkesin bir harabe yanı olduğu kadar bir de mutlu yanı vardır Mars, kendine haksızlık ediyorsun.
15 Ocak 2012 Pazar
Sabahın köründe çıktım karlı yollarda bata çıka geldim kütüphaneye.
Yine uyuya kalmışım otobüste, uykumu açmak için acı kahvemi içtim ama uyku sersemliğine şeker eklemeyi unuttuğum için oldu biraz :p. Güzel cam kenarından bi masaya oturdum. Süper manzarası var ama amacım soğuk püfür püfür olsun da uykum gelmesin sıcaktan. Her şey C ++ için :(
Çarprazıma oturan kız oturunca kremler sürdü, çok fena parfüm sıkmış ya, ağzımda hissediyorum acısını(o nasıl lafsa ağzında hissetmek :) Tam olarak hissettiğim mazot, petrol kokusu, benzinlikte gibi hissediyorum kendimi. napcaz biz bu burnumla ya :(
Yine uyuya kalmışım otobüste, uykumu açmak için acı kahvemi içtim ama uyku sersemliğine şeker eklemeyi unuttuğum için oldu biraz :p. Güzel cam kenarından bi masaya oturdum. Süper manzarası var ama amacım soğuk püfür püfür olsun da uykum gelmesin sıcaktan. Her şey C ++ için :(
Çarprazıma oturan kız oturunca kremler sürdü, çok fena parfüm sıkmış ya, ağzımda hissediyorum acısını(o nasıl lafsa ağzında hissetmek :) Tam olarak hissettiğim mazot, petrol kokusu, benzinlikte gibi hissediyorum kendimi. napcaz biz bu burnumla ya :(
14 Ocak 2012 Cumartesi
Meyve suyunuz mu bitti; çoğaltalım :D
Nartakal, bahar değil ki mevsimlerden etkilendim desem. Mecnun yok ki Leyla oldum desem. Ateş yok ki yandım desem. Ama bu rüzgar da neyin nesi ki küllerimi savurmakta.
Dünya içre bir Dünya var içimde dönen. Bugün hoşuma gitmiyor bir önceki gün bayıla bayıla dinlediğim müziklerim. Müzikle süper odaklanırım aslında fakat 2 gündür ceviz kabuğunu doldurmaz işlerle oyalanıp durdum. Bilgisayar başına geçince anyada başlayıp Konyada gözümü açar oldum. Planlı programlı çalışmayı çok sever, sayar vede takdir ederim aslında. Hatta 4-5 saat önce teslimine 1 saat kalmış ödev bana bakarken, ilk(gözağrı)nurcuğumun canı sıkılmasın diye eline verdiğim rengarek kartonları ön çalışma yapmadan kestiğini görünce "Önce ne yapmak istediğine karar ver, sonra verdiğim müsvettede dene, kartonlara çiz, en son kesme işlemine geç. Planlı programlı çalışmalısın" cümlelerini sarf ettim. Ama bilmiyor ki çocuk, bu sıralar teyzesi son dk ya bırakıyor herşeyi. Programlı çalışmak unutkanlıktan bir nebze olsun kurtarıyor aslında beni.
Bak yine oldu. Bu yazıya başlarken ne diye başladım nereye gidiyor sonu. Programlı çalışmam lazım değil programlama çalışmak lazım aslında yazının konusu. C ++ sınavı var. Hiç de iyi değilim bu konuda. Mars diyor ki sevmeye çalış. Ben onu sevmiyorum, yapamıyorum ama bak nelerle uğraşmayı seviyorum :D
Bu da bi çeşit algoritma dimi. Algoritma seviyesinde kalacam bu gidişle :( Yada dersden kalacam :{
Dünya içre bir Dünya var içimde dönen. Bugün hoşuma gitmiyor bir önceki gün bayıla bayıla dinlediğim müziklerim. Müzikle süper odaklanırım aslında fakat 2 gündür ceviz kabuğunu doldurmaz işlerle oyalanıp durdum. Bilgisayar başına geçince anyada başlayıp Konyada gözümü açar oldum. Planlı programlı çalışmayı çok sever, sayar vede takdir ederim aslında. Hatta 4-5 saat önce teslimine 1 saat kalmış ödev bana bakarken, ilk(gözağrı)nurcuğumun canı sıkılmasın diye eline verdiğim rengarek kartonları ön çalışma yapmadan kestiğini görünce "Önce ne yapmak istediğine karar ver, sonra verdiğim müsvettede dene, kartonlara çiz, en son kesme işlemine geç. Planlı programlı çalışmalısın" cümlelerini sarf ettim. Ama bilmiyor ki çocuk, bu sıralar teyzesi son dk ya bırakıyor herşeyi. Programlı çalışmak unutkanlıktan bir nebze olsun kurtarıyor aslında beni.
Bak yine oldu. Bu yazıya başlarken ne diye başladım nereye gidiyor sonu. Programlı çalışmam lazım değil programlama çalışmak lazım aslında yazının konusu. C ++ sınavı var. Hiç de iyi değilim bu konuda. Mars diyor ki sevmeye çalış. Ben onu sevmiyorum, yapamıyorum ama bak nelerle uğraşmayı seviyorum :D
Bu da bi çeşit algoritma dimi. Algoritma seviyesinde kalacam bu gidişle :( Yada dersden kalacam :{
13 Ocak 2012 Cuma
Meçhul
Karanlık bir gecede gönlüme düştü uçağın,
Kara kutunu hiç bulamadım.
Var mıydı sahi bir Kara kutun,
Kimdin sen, beni bana yapan yabancı
Kara kutunu hiç bulamadım.
Var mıydı sahi bir Kara kutun,
Kimdin sen, beni bana yapan yabancı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


